Translate

İzleyiciler

30 Nisan 2026 Perşembe

Deepfake’lerin toplumsal riskleri

Deepfake’lerin toplumsal riskleri, yapay zekâ ile bir kişinin yüzü, sesi veya vücut hareketlerinin gerçekçi şekilde manipüle edilerek sahte video, ses veya görüntü oluşturulmasıdır. Bu teknoloji hızla gelişiyor ve 2025-2026 itibarıyla deepfake sayısı 2023’teki yaklaşık 500 bin seviyesinden 8 milyona yaklaşmış durumda. Çoğu deepfake (yaklaşık %96-98) cinsel içerikli ve rıza dışı (non-consensual) nitelik taşıyor.Aşağıda başlıca toplumsal riskleri özgün bir biçimde açıklıyorum:1. Cinsel İstismar ve Dijital Şiddet (En Yaygın Risk)Deepfake’lerin büyük çoğunluğu kadın ve kız çocuklarını hedef alıyor. Gerçek fotoğraflardan saniyeler içinde üretilen sahte porno videolar, mağdurların mahremiyetini ağır şekilde ihlal

Yapay zeka tarafından üretilen içerikler (AI-generated content)



Günümüzde sosyal medya platformları, YouTube, TikTok, Instagram gibi içerik dağıtım sistemleri, büyük oranda algoritmalar tarafından yönetiliyor. Bu algoritmaların temel amacı, kullanıcıyı mümkün olduğunca uzun süre platformda tutmak. Bunun için de “kullanıcı neye daha çok ilgi gösteriyor, neye daha uzun bakıyor, neyi daha çok beğeniyor/paylaşıyor” gibi davranışlara göre içerik sıralaması yapıyorlar.


Yapay zeka tarafından üretilen içerikler (AI-generated content), özellikle son 2-3 yılda çok hızlı ve ucuz bir şekilde üretilebiliyor. Bir insan bir makale, video, görsel veya müzik parçası

29 Mart 2026 Pazar

Yıldırımı en çok çeken cisimler hangileridir?



Neden sivri uçlu cisimler yıldırım çeker?Yıldırım oluşurken bulutla yer arasında çok yüksek bir elektrik alan farkı oluşur. Bu elektrik alanı, özellikle sivri ve keskin noktalarda çok daha yoğunlaşır. Buna “elektrik alan yoğunlaşması” denir.
  • Sivri bir uçta elektrik alanı normal bir yüzeye göre 10-100 kat daha güçlü olabilir.
  • Bu güçlü alan, havadaki molekülleri daha kolay iyonize eder (elektrik yüklü hâle getirir).
  • Sonuçta sivri uçtan yukarı doğru yükselen lider (upward streamer) denen zayıf bir elektrik kanalı daha kolay ve daha erken çıkar.
  • Buluttan inen lider bu yükselen kanalla buluştuğu anda yıldırım o noktaya iner.

Yıldırımın oluşumu ve "labirent çözme" benzetmesi


Temel prensip: Elektrik en az dirençli yolu arar
Hava normal şartlarda çok iyi bir yalıtkandır (elektrik akımına karşı yüksek direnç gösterir). Bulut ile yer arasında yüksek voltaj farkı (potansiyel farkı) oluştuğunda, elektrik akmak ister ama hava bunu engeller. Bu yüzden doğrudan bir "köprü" oluşmaz.Yıldırım bu köprüyü adım adım kurar:
  1. Lider (leader) oluşumu: Buluttan aşağıya doğru, dallanan ve adım adım ilerleyen iyonize (elektrik yüklü) kanallar uzanır. Bunlara "stepped leader" denir. Bu kanallar rastgele gibi görünse de, aslında havadaki en az dirençli bölgeleri tercih ederek ilerler. Her adımda hava molekülleri iyonize olur, yani iletken hâle gelir.
  2. Yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya buluşma: Yer seviyesinden de (özellikle sivri uçlu cisimlerden) yukarı doğru daha zayıf "yükselen liderler" çıkar. Bunlardan biriyle

24 Mart 2026 Salı

Makroekonomik iyileşme hakkında

Makroekonomik iyileşme, kısa vadeli istikrarı uzun vadeli sürdürülebilir büyümeyle birleştirmek anlamına gelir. Benim değerlendirmeme göre, herhangi bir ekonomide (özellikle yüksek enflasyon, cari açık baskısı ve yapısal kırılganlık yaşayan gelişen bir piyasada) iyileşme için atılması gereken adımlar, tutarlılık, öncelik sırası ve kurumsal güven üzerine kurulmalıdır. Aşağıda, kendi analizimle derlediğim temel önerileri sıralıyorum; bunlar genel ekonomik prensiplere ve mantıksal önceliklere dayanıyor.1. Enflasyonla Kararlı ve Sabırlı Mücadele (En Öncelikli Adım)Enflasyon, ekonominin en büyük zehri çünkü beklentileri bozar, tasarrufu eritir ve yatırımı caydırır.
  • Para politikası: Merkez bankasının bağımsızlığını güçlendirerek reel pozitif faiz

3 Şubat 2026 Salı

Kredi kartı kullananlar, ortalama %18 daha fazla harcama yaparlar


Kredi kartıyla ödeme yapanlar, aynı ürünü nakit ödeyenlere kıyasla ortalama %12-18 daha fazla harcama yapıyor (hatta bazı senaryolarda bu fark çok daha yüksek çıkabiliyor). Bu oran, özellikle eski Dun & Bradstreet gibi pazar araştırması şirketlerinin klasik çalışmalarından geliyor ve yıllardır birçok kaynakta (NerdWallet, SumUp, Fortunly gibi) %12-18 aralığı olarak tekrarlanıyor.Peki nasıl oluyor da aynı insan, aynı ürüne karşı birden farklı davranıyor?1. “Ödeme acısı” (pain of paying) azalıyorBeynimiz para harcamayı fiziksel bir kayıp gibi algılıyor. Nakit öderken cüzdandan para çıkıp gidiyor, elinizde para azalıyor → bu somut bir acı yaratıyor (beyindeki insula bölgesi aktifleşiyor). Bu acı, bizi frenliyor: “Dur, gerçekten buna değer mi?” diye düşündürüyor.Kredi kartında ise:
  • Para hemen gitmiyor (sadece plastik kayıyor veya telefon yaklaştırılıyor).